ben battaniyenin altında ayaklarımın soğukluğu ile dertleşiyorum an'ı, ve an'daki seni düşlüyorum dışarıdaki kar yağışını içerideki sensiz esintiyi
her gün gidip gelinen yolu özlüyorum uyumayı uyanmayı gitmeden uyanmayı hoşçakal diyebilmeyi her akşam ve günaydın diyebilmeyi her sabah [Onur Korpeoglu, Ocak 2012]